TAHKİM HUKUKU

Kökeni çok eski olan tahkim, son yıllarda uluslararası ticaretin gelişmesiyle oldukça yaygın bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolu haline gelmiştir. Küreselleşen dünyada tahkim özellikle uluslararası ticari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Günümüzde hemen hemen tüm uluslararası sözleşmeler, bir devlet yargısı yerine “tahkim” yolunu uyuşmazlık çözüm yolu olarak tercih etmektedir. Hızlılık ve Gizlilik gibi avantajları nedeniyle tahkim tercih edilmektedir. Ayrıca farklı ulusların farklı devletlerin yargı sistemine güvenmemeleri de bu tercihte önemli bir rol oynamaktadır.

Taraflar aralarındaki uyuşmazlığı çözecek hakemi ve usulü serbestçe belirleyebilecekleri gibi (Arizi Tahkim) tahkim konusunda hizmet veren kendi tüzük ve kuralları olan kurumları (Kurumsal Tahkim) seçebilirler.

Tahkimin tüm dünyada yaygınlaşması ile bir çok kurumsal tahkim merkezleri ortaya çıkmıştır. Bunların en önemlisi ve en çok tahkim davası göreni Paris’deki Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Divanı’dır (ICC). Bunların dışında Amerika’da Viyana’da, Zürih’de, Stockholm’de ve dünyanın bir çok yerinde kurumsal tahkim kurumları vardır. Ülkemizde de İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC)  bulunmaktadır.

Bir de yapısı yukarıdakilerden biraz farklı uluslararası yatırım uyuşmazlıklarını çözmek üzere uluslararası anlaşma ile kurulan Dünya Bankası bünyesinde Yatırım Uyuşmazlıklarını Çözümlemek için Uluslararası Merkez (ICSID) bulunmaktadır. Türkiye ICSID’e taraftır ve yargı yetkisini kabul etmektedir.

Uluslararası boyutu nedeniyle tahkim ve tahkim kararlarının tenfizi iki taraflı ve çok taraflı uluslararası anlaşmalara da konu olmuştur. Bu uluslararası anlaşmaların en önemlisi 1958 tarihli bir Birleşmiş Milletler anlaşması olan Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi’dir.  Neredeyse BM üyesi 193 devletin tamamı bu anlaşmaya taraf olmuşlardır. Yine en geniş katılımlı uluslararası anlaşmalardan biri de “Milletlerarası Ticarî Hakemlik Konusundaki Avrupa Sözleşmesi”dir (Cenevre Sözleşmesi olarak da bilinir) Türkiye de New York ve Cenevre Sözleşmelerine 1991 yılında taraf olmuştur.

Türkiye’de tahkim konusuna ilişkin kanunlar; iç tahkimi düzenleyen HMK ile 2001 yılında yürürlüğü giren 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’dur.

Ankara Hukuk Evi müvekkillerine her tür ulusal ve uluslararası ticari tahkim konusunda hukuki destek vermektedir. Taraflar arasındaki tahkim sözleşmesini düzenlemekte, tahkim davalarını İngilizce olarak takip etmektedir.